« Önceki | Sonraki »

2/12/2008

KRIZ Mİ??? ….FIRSAT MI???.....

Artık 2008 yılının son çeyreğini tamamlamaya başladığımız şu günlerde umutla 2009 a ve turizm sektörüne bakışımızın ne olması gerektiğini kendi adımıza sorgulama zamanımız geldi de geçiyor.

Çok derin bir krizin içinden geçerken bunun  fırsat olduğunu söyleyenlerin reel sektör ve tarım sektörü maliyet endeksini baz almadan boş konuştuklarını  net olarak ifade edebilirim.

 

Şimdiden hazırlıklarını yaptığımız 2009 yılı için ne yapmalı? Neleri  yapmamalı? konusunu bu günden bu sektörde yönetici ve yatırımcı konumunda olan herkesin bu günden itibaren ivedi olarak düşünmesi gerekir.

 

Yapmamız gerekenlerden başlar isek ….Kuşkusuz öncelik şu dönemde hazırlanmaya başlanan  bütçelerin yapısı ele alınırken  herkesin hayal den öte gerçekçi bütçeler hazırlaması gerekiyor.

 

Bütçe önceliğinde yapılması gereken en önemli noktanın artık ne zaman biteceği belli olmayan ekonomik krize göre bütçenin hazırlanması gerektiği …

 

Ben biliyorum ki bir çok otel yöneticisi ve patronu kökeni muhasebeci bile olmayan finansçılar ile hayali bütçeler oluşturarak daha doğrusu bütçe yapmayı bilmediklerinden kaynaklanan sebepleri göz önüne almayarak bakkal hesabı kara hesap misali,Seneye bu kadar kazanırız yorumları yaparak her sene bir nebzede olsa günü kurtardılar.Fakat kazın ayağı artık öyle değil …Yöneticilerin günlük forecast takibi yaparak bu işi becerebilme ihtimalleri yok.Zaten profosyonel kisvesi altında çoğunluğun amatörlerden oluştuğu yönetici klasmanında uzun yıllardan beri ikbali yağcılıkta arayanların köşe başlarını tuttuğu turizm için artık profosyonellerin ve kurumsallaşabilenlerin gerçekten krizi az zararla atlatacakları günlere geldik.

 

Yine bütçe yapılırken gıda fiyatlarında oluşabilecek olan artışları revize edilebilir derecede tahmin edebilmek gerekiyor.

 

Ayrıca personel bütçelerinde çok adam çalıştırmak yerine az adam ama mesai v.s  dikkatle takip edilerek maliyetin insan kaynakları açısından bir nebze olsun hafifletilmesi gerektiği açık ve nettir.

 

Burada bazı departmanlarda olmazsa olmayacak personellerden vazgeçmek 2009 senesi için artık zaruret haline gelmiştir.Yani nasıl derseniz artık yönetici sekreteri yerine kendi işini yapan yöneticilere ihtiyaç vardır.Basit bir örnek olarak verilebilir.

 

Bu krizde bütçe yapılırken Pazar olan ülkelerin ekonomik trendlerini dikkate değer almayan yönetici sezon sonunu göremez.Hani efendim kriz var safsatasına kimse inanmayı beklemesin.Kaptan fırtınalı havada belli olur.Sırça köşklerde değil.

 

Ücretler de yapılacak olan artışlar otelin karlılığının arttığı dönem göre baz alınarak bir grafik misali para kazanıldığı zaman yüksek ücret.Kar marjı düştüğü zaman ücrette gerileme gibi grafiksel fonksiyonlar göz önüne alınarak bir ödeme bütçesi yapılması zorunludur.Yani bir grafik trendi üzerinde hareket edecek şekilde ücret yapılanması önümüzde ki dönemde zaruret teşkil etmektedir.

 

Bütçede hiç kuşkusuz en önemli gelir kalemi olan konaklama kalemi için doluluk oranlarının gerçekleşme ihtimali artık Londra fuarından sonra ayyuka çıkarken neticelerin acı sonuçlar doğurmaması adına garanti,tek yetkili v.s  benzeri yıllardır “Benim x acenteden aldığım çeke banka direk para ödüyor” diyerek iş yapan arkadaşlarımızın vasıfları hususu bu dönem iyiden iyiye açığa çıkacaktır.Bu yüzden pazarlarda oluşacak olan daralmaya karşı kaldı ki bu rakamın % 50 gibi bir azalma yaratacağı söz konusu iken

 

Yeni Pazar bulabilme riski elbette sevgili meslektaşlarıma kalıyor.Aslında burada söyleyecek olduğumu kendime saklıyorum.Malum bende aynı geminin içerisinde riskler alan bir kişi olarak aslında pazarlama stratejisinin temelden değişmesi gerektiğine olan inancımda ki sonsuzluk bu ekonomik kriz sayesinde yıllardır olmayanın ilahi adalet ile bu şansı yakalamış olmasıdır.

 

Turizm sektörü krizden hiçbir zaman çıkmadı.Aslında hep krizin içinde olan sektörümüz istihdam açısından da krizi bir türlü bertaraf edememiştir.

 

Niye sadece Üretim sektörü etkilenmiş gibi haberler yapılırken Turizm sektöründe dip yapan istihdam ve doluluklar dillendirilmiyor???

 

 

Son günlerde orada fabrika kapandı,burada tekstil battı adı altında yapılan haberlere rağmen aslında istihdam açısından en büyük kaybı yaşayan turizm sektöründen ne basın,ne duayen,ne sektör temsilcisi,nede yönetici hiç kimsenin ağzını bıçak açmıyor.Hayrola bütün sektörler batarken Turizm sektörü göğemi eriyor.Şu anda esnaf yanında çalışanlar dahil olmak üzere Oteller ve acenteleri içine alan istihdam yapılanmasında Beş yüz binlerin üzerinde insan ki bu rakamın içerisinde yönetici olanlar dahil olmak üzere işini kaybetmiş olan bu sektörün emekçileri;hiçbir görsel TV proğramında veya yazılı basında Sektör temsilcileri tarafından dillendirilmiyor.

 

Hey dostlar haberlerde kapanan fabrikaların satış gücünü bizler turizm sektörü desteklerken bizden niye ses yok.O zaman durum çok mu iyide biz bilmiyoruz….

 

Bundan iki ay  önce ne demiştik!Boş konuşmalar ile geçen günlerin sonunda otellerimizin kapısına kilit vurmak zorunda kalmayalım.O gün bizi suçlayanlar bu gün sektörün % 90 ı kapanmış olan tesisleri konusunda acaba ne düşünürler.Tabi ki hiçbir şey …Bu işler öyle bol keseden atmakla olmuyor.Bu işler ciddiyet gerektiriyor.Amatörlük değil profosyonellik gerektiriyor.Onun için 2009 yılı bütçeleri yapılırken kriz bizim için fırsat olabilir derken bir kere değil iki kere düşünelim.Acaba bu kriz fırsat olarak Pazar ülkelerin iç turizm hareketliliği adına bir artış getirerek fırsat olmasın .Veya  Birlik ülkeleri içinde bir turizm hareketini pekiştirerek fırsat olmasın.İnsan bu demeçleri duyunca her şey dahil sistem İspanya da yok mu? Yunanistan bu sistemi kullanmıyor mu? Veya Hırvatistan.Bulgaristan bu sisteme kısa sürede entegre olamaz mı ? Ama bu taraftan bakamayan tuzu kurular var içimizde.

 

Bakın dostlar “Şapa oturma “ diye bir deyim var.Bu söylemlerle geçen sene yapılan hata oranını düşürmeğe çalışmamız gerekirken hani derler ya “Konuştukça batıyoruz.”Batıyoruz hem de konuşarak ..Ya doğruyu söyleyelim yada susalım.Bu kriz böyle pembe tablolar çizerek masallar ülkesindeymiş gibi bir şeyler göstererek aşılacak bir kriz değil.Çok yakın zamanda yapmış olduğum Moskova seyahatimde sokakların nasıl boşaldığını insanların nasıl fakirleştiğini gördüm.Bu yüzden beklentileri revize etmemiz gerekiyor.İç pazarda oluşan hareketi iyi hesaplamamız gerekiyor.İşte bize fırsat,Ama nasıl değerlendirerek atlatabiliriz herkes kendisi tayin edecek.Televizyonlarda konu edilmeyen bir sektörde her şey güzelse kimseye bir sözüm yok.

 

Bu günden kesin ve net olarak aktarabileceğim gerçeklik konusu ise ,Asıl krizin daha yeni yeni başladığı ve Turizm sektöründe ötelenen ödemelerin geriye dönmeyeceğini tahmin ediyorum.Bu arada en büyük pazarlardan Rusya için tahmin edebildiğim ise % 60 lara varan bir gerileme olacağı,Bunun yanında Avrupa pazarında bu rakamların üç aşağı beş yukarı gerileme bazında oluşacağını çok açık olarak ifade edebilirim.Bu açıdan 2009 için kriz yönetimini bilen herkesin ivedi yeni yapılanmalara ihtiyacı var.Tez elden ve zaman geçirmeden herkesin bir şeyler yapması gerekiyor.Bu herkes bizleriz.Başkasından medet ummak veya yardım almak adına herkesin 1930 yılı buhranını anlatan yazıları dikkate değer almasını ve o dönemde yapılanlar ile bu dönemde yapılabilecekleri çaprazlaması gerekiyor.

 

 

Bazı söylemleri duyunca hepsi bu kadar mı demek geliyor…İçimden bu kadar basite nasıl indirgenebiliyor diyorum.Ama ne diyebilirim ki?Yaşayıp göreceğiz.

 

Konuya bundan sonra da devam edeceğim.Fakat unutmadan aklıma gelen bir İngiliz atasözü belki kafamızda kurguladıklarımıza yardımcı olur.

 

 

“Hope is a good breakfast but a bad supper” Yani ne demek …”Ümit iyi bir kahvaltıdır, ama iyi bir akşam yemeği değildir” Boşa ümit dağıtmak ve ses çıkartmamak sonunda daha büyük yıkımlara sebep olur.Gün gelmeden herkesin dikkat etmesi temennisi ve dileği ile ;..

 

Saygılarımla ;

 

Hüseyin Hakkı Kahveci

h.kahveci@yahoo.com

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı Kahveci Hüseyin'in Facebook profili
<